en_US
en
 
off
Mobile View
Desktop View

KATEGORİLER

Ortaca
2226

ORTACA HAAKKINDA

Yaşanacak yer Ortaca

* Hala küçük ve bozulmamış bir Güney Ege İlçesidir Ortaca.
* Yöre halkının gelenek ve göreneklerine bağlı yaşadığı yerdir Ortaca. 
* Metropol kentlerdeki hengâme ve tehlikenin olmadığı yerdir Ortaca. 
* Turizmin kültürel dokuyu bozamadığı yerdir Ortaca. 
* İnsan ilişkilerinin hala samimi, sıcak olduğu yerdir Ortaca. 
* Hayatınızı daim ettirebileceğiniz giderlerin çok düşük olduğu yerdir Ortaca. 
* Dünyanın her yerine ulaşım olanaklarının en kolay olduğu yerdir Ortaca. 
* Her sabah seralardan toplanmış taze sebzelerin kolayca alınabildiği yerdir Ortaca. 
* Topraklarının 4 mevsim verimli olduğu yerdir Ortaca. 
* Eğitimin, kültürün yüksek olduğu yerdir Ortaca. 
* Doğanın, çevrenin korunup bozulmadığı yerdir Ortaca.
* Turistik yerlere çok yakındır Ortaca. 
* Türkülerin söylendiği, çiçeklerin açtığı yerdir Ortaca. 
* Kısaca koşulsuz, tartışmasız yaşanacak yerdir ORTACA !

Ortaca, Muğla ilinin en güzel İlçelerinden biridir. Akdeniz ile Ege Bölgesi sınırında olan Ortaca, İzmir ve Antalya’ ya eşit uzaklıktadır. Fethiye ve Marmaris arasının orta yerinde oluşuyla da; adından da anlaşılacağı gibi ORTACA ismini almıştır. Ortaca ticaretin, sanayinin, turizmin, tarım ve hayvancılığın, doğal ve tarihi güzelliğin tümünü bünyesinde kapsayan bir konuma sahiptir. 12 İlçenin bağlı olduğu Muğla İlinde Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum’ dan sonra Ortaca, Ticaret ve Sanayi dalında 5. sıradadır. İlçemizde okuma yazma oranı yüzde yüz olup, sosyal ve kültürel etkinliklerin yoğun olduğu bir yerdir. Gerek iklim gerek toprak yapısı nedeniylede son derece bereketli bir ovaya sahiptir. İnsanlarının sıcakkanlı, misafirperver oluşu ayrı bir özelliktir. Bu nedenle Ortaca, Türkiye’ nin birçok illerinden göç almış ve nüfusu 40,649 olarak belirlenmiştir. Son nüfus sayımında Ortaca ilçe merkezinde 25009 kişi sayılmış olup; Beldemiz Dalyan’ da 4491, köylerimizde 10531 kişinin yaşadığı tespit edilen ilçemizde kadın ve erkek nüfus orantısı yarı yarıya çıkmıştır. 









Ortaca şehir merkezinden 15 dakikada Sarıgerme Plajı, Aşı Koyu Plajı ve İztuzu Plajına ulaşılır. 30 dakikalık bir sürede de yaylalara ya da Dalaman Çayı üzerinde rafting yapılan merkeze ulaşılabilir. İsteyen hava yoluyla İstanbul Ankara’ ya; isteyen kara yoluyla İzmir ve Antalya’ ya sabah gidip akşama dönebilir. 


Ortaca’ nın en belirgin özelliğinden biri de; diğer turistik yörelere göre İlçede yaşamın ucuz olmasıdır. Bu nedenle komşu İlçelerden ve Beldelerden alışveriş için insanlar Ortaca’ ya gelir. Hatta Ortaca dışında başka İlçe ve Beldelerde çalışmakta olan işçi, memur, vatandaşlarımız, evlerini Ortaca’ dan tercih etmekte ve burada oturmaktadırlar. 








Ortaca topraklarının olduğu yer, Antik Çağ devrinde Karia sınırları içerisindeydi. Hz. İsa’nın doğumundan önce Helenistik dönemde, 12 yıl 8 ay imparatorluk yapan Makedonya Kralı Büyük İskender MÖ. 336 ve 323 yılları arasında tarihin en büyük komutanlarından biridir. MÖ. 334 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilen Karia sınırları içerisindeki Ortaca toprakları da Makedonyalıların olur. Daha sonra Mısır Kraliçesi Kleopatra’ nın sahibi olduğu Akdeniz ve Ege sahilleri içinde bulunan Ortaca’ da bir süre Mısır egemenliği altında kalır. MÖ. 192 yılında Ortaca toprakları Roma egemenliği altında girer. Selçuklu Türkleri 1100 yılında Anadolu’ya girince, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Savaşında Selçuklu Hükümdarı Alpaslan Bey komutasındaki Türk orduları; Bizans İmparatoru Romanos Diogenis ve 200 bin kişiden oluşan askerlerini yenip dağıtmasıyla Anadolu kapıları Türklere açılır. Böylece Ortaca’ da İstanbul haricindeki diğer Anadolu bölgeleriyle bir Doğu Roma sınırlarından çıkar. Selçuklu Türkleri Anadolu’ nun tamamına hakim olurlar. 

1261 - 1451 yılları arasında Anadolu Beylikleri Döneminde Ortaca Menteşeoğulları hakimiyetinde kalır. 1451 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Padişah Fatih Sultan Mehmet döneminde Menteşe Beyliğiyle beraber Ortaca, Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Menteşeoğlu Orhan Beyden, Fethiye İlçesi ile Ula İlçesi arasındaki toprakları Hasan Çavuş satın alır. Ortaca topraklarının sahibi Hasan Çavuş, bu gün ki Akkuyu mahallesinin olduğu bölgeyi; Göçebe Yörüklerinden Teke Aşireti’ nin Sarı Tekeli kolu Cinaliler sülalesine satar. Kurtuluş Savaşı yıllarında Ortaca işgalden etkilenmez. 600 yıl hükümdarlık süren Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasından sonra, 1923 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti kurulur. 

Göçebe olan Cinaliler sülalesi içinde o yıllarda develerin, atların, katırların heybelerini ve çadırların dikimini yapan kişinin adı da Ali’ dir. Dede ismi Cin Aliler olarak anılan bu sülalede ki Terzilik becerisi diğer köylerde ün salınca; Ortaca’ nın adı “Terzi Aliler” olur. O yıllarda İlçemizin yerleşim alanı bugün ki Ortaca – Dalaman çıkışındaki trafik lambalarının ve bugün ki Hükümet Konağı nın olduğu yerdir. Bu bölgede 2 değirmen 2 kahve, cami, karakol ve bir kaç bakkal ile bir nalbant bulunmaktadır. Haşim Yılmaz ilk muhtardır. 

Bu arada Denizli’den Sabri Başoğlu, Hasan Çavuş sülalesinden bu günkü Ortaca merkezinin olduğu yerleri satın alırlar. Terzialiler köyü büyümeğe başlar, Muğla ile Fethiye arasında olması nedeniyle halk Terziali’ ler isminin ORTACA olmasını; dönemin Muğla Valisi Recai Güreli’ ye iletir. 

1943 yılında Terzialiler adı ORTACA olarak değiştirilip resmiyet kazanırken aynı zamanda Nahiye olmuş; 1987 yılında da İlçe statüsüne kavuşmuştur.